« Önceki |

5/11/2008

İyi öpüşüyor musunuz?

1.Sevgilinizi öperken gözlerinizi kapatıyor musunuz?

Evet, herzaman.

Bazen kapatırım.

Hayır kapatmam.

 

2.Sevgilinizi öperken elleriniz ile ne yapıyorsunuz?

Ona sarılıyorum.

Saçlarını okşuyorum.

Dudaklarına ve/veya yüzüne dokunuyorum .

Birşeyler yapıyorum sizi ilgilendirmez.

Hiçbirşey yapmıyorum, ellerim boşta öyle durur.

 

3.Sevgilinizi öperken nasıl bir ortam tercih edersiniz?

Karanlık

Loş

Aydınlık

Nerede olsa öperim. :)

 

4.Sevgiliniz size hiç çok iyi öpüştüğünüzü söyledi mi?

Evet

Hayır

 

5.Öpüşmeden önce ağız spreyi, sakız veya şeker kullanır mısınız?

Evet, herzaman.

Bazen, ihtiyaç olduğunda.

Hayır, kullanmam.

 

6.Sigara kullanıyor musunuz?

Evet

Hayır

 

7.Sevgilinizle öpüşmenizi nasıl tanımlarsınız?

Ateşli

Romantik

Şevkatli

Masum

 

8.Sevgiliniz ilk öpüşmenizi hatırlıyor mu?

Evet, hatırlıyor.

Bilmiyorum ki... Hiç söylemedi.

Hayır, hatırlamıyor.

 


sonuç için : http://www.asktesti.com

4/11/2008

Gerçekten aşık mısınız? aşk

Ben onu seviyorum, deliler gibi aşığım mı diyorsunuz? O aradığım insan, doğru insan mı diyosunuz yoksa acaba diye soruyor musunuz? İster sorun ister sormayın ama bu testi en azından kendinizden biraz daha emin olmak için cevaplayın ve aşkınızı tescilleyin.

 

1.Arkadaşlarınıza sevgilinizin sizin için uygun olup olmadığını hiç sordunuz mu?

Evet

Hayır. Siz seçiminizi yaptıysanız, kimsenin onaylamasına gerek yok.

 

2.Başkası "yakışıklın nasıl?" veya "inşallah bende böyle bir erkek bulurum" dediğinde, siz:

Konuyu değiştirirsiniz.

Çok hoşunuza gider.

 

3.Çabuk cevap verin: Eğer sevgiliniz birgün o seksi saçlarını veya bol kazançlı işini kaybedecek olursa, ona karşı duygularınız değişir mi?

Cevap vermek için biraz düşünmeniz gerekiyor.

Kesinlikle değişmeyecek.

 

4.İlişkiniz hakkında en çok hangi iltifat hoşunuza giderdi?

Birbirinize çok yakışıyorsunuz.

Birbiriniz için yaratılmışsınız.

 

5.Arkadaşınızla sevgiliniz hakkında konuşurken, bazı şeyleri isteyerek atlar mısınız?

Evet, yanlış davranışlarını genelde saklar, kavgalarınızdan söz etmezsiniz.

Hayır, başkalarının gözünde daha iyi olması için hiçbir neden yok.

 

6.Sevgiliniz sizi aldatacak olsa en çok neye üzülürsünüz?

Başkasıyla olmak varken, onunla hayatınızın birkaç senesini harcadığınıza.

Ona bir daha sarılıp, koklayamayacağınıza.

 

7.Uzun zaman onunla birlikteyken (hafta sonları, uzun araba yolculukları) ne hissediyorsunuz?

Sıkılıyosunuz.

Çok mutlu oluyorsunuz. En ufak detayı mutluluğa dönüştürmeyi biliyosunuz.


sonuç için : http://www.asktesti.com

4/11/2008

Mükemmel çift misiniz?

1.Şu anda üç dilek hakkınız olsa ilk dileğiniz hangisi olurdu?

 

Sevgilimle ömür boyu mutlu bir yaşam

 

Çok ama çok para

 

Hayalimdeki aşkı birgün bulmak

 

 

 

2.Sevgilinizle tartışmış olsanız, gönlünü nasıl alırsınız?

 

Ona küçük kurlar yaparım

 

Hediye ile gönlünü alırım

 

Gözlerinin içine bakarım ve ilk hareketi ondan beklerim

 

Hiçbişey yapmam suçlu kendisi

 

 

 

3.Bir partide sevgilinizin yanında ona kur yapan başkasını görseniz ne hissedersiniz?

 

Sinirlerim tepeme çıkar

 

Eğer sevgilim de ona kur yapıyorsa sorun çıkar

 

Ben sevgilime güveniyorum, rahatsız olmam

 

 

 

4.Sevgilinizin sizden önce kısa süreli ilişkiler yaşadığını öğrenseniz ne düşünürsünüz?

 

Bu kadar tecrübeden sonra onun son sevgilisi olduğum için gurur duyarım

 

Acaba bizim ilişkimizde kısa mı sürer diye düşünürüm

 

Benim için kesinlikle sorun olmaz, biz birlikteyiz, bu bana yeter

 

 

 

5.Sizce sevgiliniz gelecek doğum gününüzü nasıl kutlar?

 

Bana bir öpücük verir ve doğum günümü kutlar

 

Güzel bir süpriz ve hediye organize eder

 

Doğum günümü kutlar ve nice yaşlar diler

 

 

 

6.Birlikte dışarıya çıkacak olsanız programı kim yapar?

 

O yapar

 

Ben yaparım

 

Birlikte karar veririz

 

 

 

7.Sevgilinizin en sevdiğiniz özelliği nedir?

 

Beni çok seviyor olması

 

Duygusal olması

 

Seksi olması

 

Komik olması

 

Popüler olması

 

 

 

8.Sevgiliniz alkolü fazla kaçırıp gittiğiniz partide rezillik çıkartsa ertesi gün ona karşı tepkiniz ne olurdu?

 

Her zaman yaptığı birşey olmadığı için tepkim olmaz

 

Beni herkesin önünde rezil ettiği için kendisine çok kızarım

 

Keşke daha az içseydin ve tadımız kaçmasaydı derim

 

Bir daha onu böyle görmek istemediğimi söylerim

 

 

 

9.En yakın arkadaşlarınız sevgilinizin sizin için uygun olmadığını söyleyip duruyorlar, nasıl hissedersiniz?

 

Acaba gözümden kaçan birşey mi var diye düşünürüm

 

İlişkimi kıskanıyorlar diye düşünürüm

 

İstedikleri kadar konuşabilirler ben sevgilimi seviyorum

 

 

 

10.Sevgiliniz harika ve aynı zamanda da pahalı akşam yemeğiniz esnasında rahatsızlansa ve gitmek istediğini söylese ne yaparsınız?

 

Bir dakika bile beklemem hemen toparlanırım

 

Yemeğimiz bitsin kalkalım derim

 

Garsondan ilaç istemeyi teklif ederim

 

Biraz bekler daha kötü olursa kalkarız

 

Test sonucu için : http://www.asktesti.com

3/11/2008

Hipnozla kızlara tecavüz!

Uluslararası Spritüel Federasyonu'nun İngiltere temsilcisi Mervyn Wright, hipnoz yöntemiyle küçük kızlara tecavüz etti.

Spritüel Federasyonu'nun İngiltere temsilcisi eski Çin yöntemleriyle en küçüğü 14 yaşında 7 kıza tecavüzden 5 yıl hapse mahkûm oldu..

Uluslararası Spritüel Federasyonu'nun İngiltere temsilcisi Mervyn Wright, eski Çin masaj yöntemlerini kullanarak en küçüğü 14 yaşındaki 7 kıza tecavüzden yargılandı. 2003-2006'da İsveç, Finlandiya ve İsviçre'de özel masaj merkezlerinde çalışan Wright, 5 yıl hapis cezasına çarptırılırken, başkanı olduğu federasyon üyeliğinden de çıkarılmasına karar verildi. Wright'ın, kurbanlarının masaj ve hipnozla dış dünya ile bağlantılarını kestiği, ardından elbiselerini çıkartıp, kendisi ile birlikte olmasını istediği ifade edildi.

EŞE HİPNOZLA İKNA

İsveç'te spritüel merkezi müdürü, "Genç kızlara meraklıydı" derken, Wright'ın boşandığı eşi ise evliliği boyunca aldatıldığına dair şüpheleri olduğunu ancak her seferinde hipnozla ikna edildiğini söyledi.

3/11/2008

internetten para kazanabilirsiniz, öncelikle iyi bir blog yazarı

internetten para kazanabilirsiniz, öncelikle iyi bir blog yazarı olmalısınız. Bunuda sürekli yazarak yapabilirsiniz. iyi bir yazar olmayabilirsiniz, sizlere biraz ipucu; yazının sonundada , yazılarınızı yayınlayarak para kazanabileceğiniz tavsiye edeceğim adres,,,


1. yazınızı, okuyucunuzla sohbet ediyor ve konuşuyor gibi yazın.

2. sadece inandığınız ve ilgilendiğiniz şeyler hakkında yazın, sizin gerçekten ilgilendiğiniz konularla ilgilenen mutlaka başkalarıda vardır.

3. yazılarınızı örnekler ve hikayelerle süsleyin.

4. yazınızı yazmadan önce muhakkak o konu hakkında bir miktar araştırma yaparak istatistiklerden faydalanın.

5. okunabilirliği ve derli toplu yazı yazmaya gayret edin.

6. yazılarınız arasında bütünlük ve tamamlayıcılık olsun.

7. düşünce ve fikirlerinizi mutlaka bir yerlere not edin. ne zaman lazım olacağı belli olmaz.

8. argo kelimelerden uzak durun.

9. bir yazıyı yazmak için yeterli bir süre belirleyin ve o sürede araştırmalarınızı yaparak yazınızı yazın.

10. okuyucularınıza göre yazın. beklentilerini kestirmeye çalışın veya anketler yapabilirsiniz.

11. iyi bir yazar olduğunuza inanın.

12. en az yazdığınız kadar okuyun.

13. yazılarınıza maddi değerler biçin. her yazınızda, daha pahalı fiyat bulmaya çalışın.

14. yazmayı durdurmayın, hep daha fazla yazmaya çalışın. yazacak bir şeyiniz olmasada yazın, yayınlamasanızda.

15. her yazarın farklı kuralları vardır. kendi stilinizi oluşturun ve kuralcı olmayın.

yazarak para kazanabileceğiniz adresi kopyalayarak internetexplorer adres alanına yapıştırınız: http://www.yazarak.com/Yazi.aspx?Id=1626

iyi kazançlar , kolay gelsin

1/11/2008

internetten yazı yazarak para kazan, gerçek...

internetten para kazanabilirsiniz, öncelikle iyi bir blog yazarı olmalısınız. Bunuda sürekli yazarak yapabilirsiniz. iyi bir yazar olmayabilirsiniz, sizlere biraz ipucu; yazının sonundada , yazılarınızı yayınlayarak para kazanabileceğiniz tavsiye edeceğim adres,,,


1. yazınızı, okuyucunuzla sohbet ediyor ve konuşuyor gibi yazın.

2. sadece inandığınız ve ilgilendiğiniz şeyler hakkında yazın, sizin gerçekten ilgilendiğiniz konularla ilgilenen mutlaka başkalarıda vardır.

3. yazılarınızı örnekler ve hikayelerle süsleyin.

4. yazınızı yazmadan önce muhakkak o konu hakkında bir miktar araştırma yaparak istatistiklerden faydalanın.

5. okunabilirliği ve derli toplu yazı yazmaya gayret edin.

6. yazılarınız arasında bütünlük ve tamamlayıcılık olsun.

7. düşünce ve fikirlerinizi mutlaka bir yerlere not edin. ne zaman lazım olacağı belli olmaz.

8. argo kelimelerden uzak durun.

9. bir yazıyı yazmak için yeterli bir süre belirleyin ve o sürede araştırmalarınızı yaparak yazınızı yazın.

10. okuyucularınıza göre yazın. beklentilerini kestirmeye çalışın veya anketler yapabilirsiniz.

11. iyi bir yazar olduğunuza inanın.

12. en az yazdığınız kadar okuyun.

13. yazılarınıza maddi değerler biçin. her yazınızda, daha pahalı fiyat bulmaya çalışın.

14. yazmayı durdurmayın, hep daha fazla yazmaya çalışın. yazacak bir şeyiniz olmasada yazın, yayınlamasanızda.

15. her yazarın farklı kuralları vardır. kendi stilinizi oluşturun ve kuralcı olmayın.

lütfen, benim yazılarımada bir uğrarsanız (biryerleri tıklamanıza gerek yok :), minnettar kalırım: http://www.yazarak.com/

iyi kazançlar , kolay gelsin

29/10/2008

doğalgaz acaip zam , olmaz bu kadar!

Yani bu kadar olmaz. Gelde isyan etme. Doğalgaza bu akşam % 23 zam yapıldı. Yahu arkadaş sanki çektiğimiz parasızlık , işsizlik vs. yetmiyor. Sanki aldığımızı yetirebiliyoruz. Yani birde sebebini söylüyorlar ya, daha da zıvanadan çıkıyor vatandaş. Alacaklarını tahsil edemediklerinden zam yapıyorlarmış !  Yani sen alacağını borçlundan tahsil edemeyeceksin, onunda parasını benim gibi gününde faturasını ödeyenden alacaksın. Ben kimden alacağım aradaki farkı, yani bizdemi para ödemeyelim, nedir yani ?  Kaçak göçek işlerle , saatsiz gaz kullanmayı bu kadar teşvik eden başka bir idare varmı acaba merak ediyorum. Nasılsa benim gibi enayi çok bu ülkede değilmi. Uyanığın parasını al dürüstten , gerisine karışma. İnsanı bu ülkede yaşadığına bu kadar pişman eden, başka bir devler varmıdır acaba ? .

Öyle isyan ettiriyorlar ki, zaten daralmışız iyice, aldığımız üç kuruş maaş ile, hem kira vereceğiz, hem karnımızı doyuracağız, hemde bu acaip idarelerin sömürgeci mantığıyla düzenleyip faturaladıkları faturaları ödeyebileceğiz. Merak ediyorum, bu zihniyet, acaba ne kadar gelir elde ediyor ve gelirinin ne kadarını faturalarına ödüyor. Hayat standardı ne bunların ? Yakında, akşam saat 21,00 den sonra sokağa çıkılamayacak. Nedenmi, bıçak kemiğe dayandımı, eşkiyalığa soyunacak vatandaş. O zaman ne olacak. Yataklarında, tok karınlarıyla, rahat rahat uyuyabileceklermi bu zatı muhteremler. Görünen köy kılavuz istemez. Yakında kimse rahat olamayacak. Zaten mal güvenliğimiz yok, bizi her ay, fatura göndererek resmen soyanlar var, Can güvenliği de olmayacak. Herhalde bunu göremeyecek kadar, farklı dünyalarda yaşanıyor bu memlekette.

27/10/2008

kurtköy civarında,binek arabama , sabah, akşam ve c.tesi pazarla


Kurtköy civarında, binek aracımla serviş işi arıyorum. Ek gelir için boş zamanlarımı değerlendirerek , sabah saat 08,00 den önce  ve akşam 19,00 dan sonra, haftasonları c.tesi ve pazar günü her saat olabilir,

Hafta içi , kurtköyden y.dudullu - dudullu organize sanayi bölgesi, imes sanayi sitesi , kadosan ve des sanayi bölgesi civarına , gidip gelen arkadaşlara servis hizmeti verebilirim.

ilgilenenler ademperdahli@gmail.com adresinden bana ulaşabilirler veyahut bu yazının altına yorum olarak iletişim bilgilerini bırakabilirler.




27/10/2008

kredi kartı borçlarını ne yapacağız

kredi kartı borçlarının en azından asgari ödemelerini yapmalıyız. geriye para kalırsa, en küçük ekstire borcu olandan başlamak üzere, kapatmaya çalışmalıyız.


Pek tabi kredi kartı kullanımını tamamen durdurarak. Bir bütçe oluşturmalı ve kredi kartlarını kullanmamalıyız. borcu olmayanlarıda tamamen iptal ederek en azından kullanım veya üyelik ücreti ödememeliyiz.

biraz zor bir süreç ve kolay değil biliyorum ama borç azaldıkça moral yükselecek ve aklımızı başımıza alarak, gelirimiz kadar harcayarak yaşamaya tekrar alışmak zorundayız.

borcu borçla ödemek ise , kesinlikle cevap olamaz. sadece borcu ertelemeye ve büyütmeye yarar. çözüm borcu küçülterek kapatmaya çalışmaktır.

Gelirden çok para harcamak, pek tabi kapanması zor bir delik gibi. Bunun için ek iş ve gelir elde etmenin yolları aranmalıdır. önceki yazımda bununla ilgili birşeyler yazmıştım.

Allah herkezi kredi kartı borcundan korusun. Sonunun nereye varacağı belli değil.

Huzurlu bir hayat için, borçsuz yaşamak en iyisidir. Birşeylere sahip olma hırsı ve isteğinin dışında, bu günkü gelirlerle ne kadar iyi bir hayat yaşanabilir şüpheli, buna katılıyorum amma velakin borçlu yaşamaktansa , huzurlu yaşamayı tercih ederim.

Sizlerede tavsiyem budur.


26/10/2008

hepimize acil para lazım , helede şu günlerde yaşanan ekonomik k

Tabiki yaşanan ekonomik kriz , hepimizi etkiliyor. Bundan herkez birbirine yakın etkileniyor, ama pek tabiki işinden kovulan ve/veya kepeng indiren esnafımız çok çok daha fazla. Henüz böyle bir şey yaşamayanlar ise çok çok şanslı.

Her durumda, günü gelen ödemeleri yapmak için elimizi cebimize attığımızda, bir şey çıkmıyorsa cepten ki nasıl çıkacak zaten, durum vahim. Hemen alternatif borç erteleme taktiklerine yöneliyoruz. Gelelim neler yapılabilir.

Öncelikle en iyisi , faizsiz para bulmak. Yapılabiliyorsa mutlaka ilk tercih, yakın bildiğiniz, aile veya tanıdık, sizi bir süre idare edebilecek kişilerden borç almaktır. Neden , borcunuz 10 kuruşsa , yine 10 kuruş kalacaktır. Mümkün olmadımı , o zaman ;

Borcunuz şahıs ise, pek tabi ki , borcun vadesini biraz ötelemek gereğini uygun bir dille, sağlamaya çalışmalı. Şahis değilse pek te yapacak birşey yok bu yöntemle, o zaman alternatif yöntemler düşünülmeli.

Kredi kartından para çekip, diğer borcu yatırmak. Asla önerilmeyen fakat, en azından 1 aylığına faize katlanıp, borcu bir ay ötelemeye yarayacak bir yöntem. Belkide huzurunuzun kaçmaması açısından...

Bankalardan bireysel kredi desek , uzun vadeye yayarak borcu ödenebilir taksitlere bölmek. Ama şu günlerde bankalar bireysel kredileride durdurdular, ticari kredileri bile , neredeyse verdiklerinide geri isteyecekler...

Peki ne yapacağız.

Bir yakınım, taksitle altın alıp, bozdurarak nakite çevirip, bununla ödeme yaptığını ve yarını düşüneceğime, onikiye bölünmüş faizine katlanılmış daha küçük borçları düşünmenin, daha rahat uyuttuğunu söylemişti.

Bazı kuyumcularında, sanki altın satarmış gibi taksit yaparak, direkt nakit para verdiklerini, verdikleri paraya %20 gibi bir fark koyarak taksitlendirdiklerini, bu faizin, bankaların bireysel kredilerinden bile daha uygun bir rakama geldiğini hesap eden arkadaşlarda var. Bu yöntemi çok sık kullanan insanlar, oldukça çoğalmakta. Bu bir sektör haline gelmiş ve bu işi yapan kuyumcu vs. esnafın çoğaldığı, yazılı ve görsel basında karşımıza sıklıkla çıkmakta.

Dediğimiz gibi bir çok yöntem var. Bir şekilde bu günü atlattık farzedelim, peki sonra ?

o ilk ödeme günü ne yapacağız, o zamana kadar birikecek diğer borçlar vs. onlar ne olacak, neyi kurtarmış olacağız. Ne kıymeti olacak.

İşte esas konumuz burda başlıyor, arkadaşlar, para bulmak için biraz ter dökmek lazım. Para var ama çalışana var. Şimdi diyeceksiniz ki iş varda biz mi çalışmıyoruz. Öyle değil. Çok fırsat var ve her gün gözünüzün önünden akıp gitmekte. Su akıyor, türk bakıyor. maalesef. öyle Hazıra konmak yok. Armut düş ağzıma düş , yok öyle yağma.

Sokağa çıkıyorsunuz ve gündelik yaşamın içine giriyorsunuz. Her yanınızda para akıp gidiyor ve siz görmüyorsunuz! Evet görüyorsunuz ama farkında olamıyorsunuz. Çünkü.

Çünkü bizim yetiştirilme tarzımız biraz memur zihniyeti denilen tarzda, başta ben, bir memur oğlu olarak ne kadar yanlış bir hayat eğitimi aldığımı , maşaallah 38 yaşında anlayabildim. Neden böyle garip garip şeyler yazıyorum. Çünkü kurtuluş , hayatımızda mevcut çalışma saat ve yöntemlerinde biraz değişiklik yapmakla ulaşılabileceğini ve sabit bir gelir yerine değişken ve artan bir gelire ihtiyac olduğunu anca görebildim.

örneğin arabamla her sabah işe gidiyor ve akşam dönüyorum. 26 km. gidiş ve 26 km. dönüş, araba 1,4 motor ve her allahın günü yakıyor doğal olarak. artık gitmiyorum :) evet, aynı iş yerinde çalışan arkadaşımla, bu yolu konuşa konuşa gitmek varken ayrı ayrı gitmeyelim- ben sana geleyim, beraber gidelim diyerek, tasarruf ettiğim yol parası ayda min.150 ytl.
Diyeceksiniz ki , bu rakamla ne olur, çoook şey. doğalgaz faturam ödenir. bu bir.

Önümüz kurban bayramı , Allah kabul etsin, gücü olan kurban kesecek. Dikkat GÜCÜ olan demek, parası olan demektir. Parası olabilir ama arabası olmayabilir. Uygun bir fiyata kesilen kurbanını evine götürerek neden biraz para kazanmayalım. Helede bu kadar kriz yaşarken ve para para diye kıvranırken neden biraz fazla çalışıp çabalamayalım. bu iki.

Çalışmak ayıp değil, diğer bir şey, etrafımızda ticaretle uğraşan insanlarla daha yakın diyaloglar kuralım ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi ve bunun karşılığında ne gelir elde edebileceğimizi, dostane muhabbetle fakat ciddiyetle sorarak araştıralım. Acaba buralardan hiç mi fırsatlar çıkmaz. Çıkmaz olurmu hiç desek daha doğru bence. Çünkü, o ticaretle uğraşan dostlar bir gün tüm her şeylerini kaybedebilirler, ticaret risklerle doludur. Sanmayın öylece kalırlar, hiç bir şeyleri olmasa dahi, ticari tecrübeleri ile , mutlaka yine çalışır ve geçimlerini sağlarlar. bu üç.

Burada kıssadan hisse, para kendisi koşarak size gelmez, sizin almak için, biraz yorulmanız şarttır. Bireysel kredi almak için dahi bir sürü belge hazırlamanız gerekiyor. Borç değil, kendi kazancınız olsun diye, daha fazla çabalamanın en azından zararı olmayacaktır.

Çalışan ve mevcudun üzerine ek değerler katabilen bireyler, sağlam ekonomiyi , sağlam milleti, sağlam devleti oluşturur. Çalışarak ayakta dimdik durulur ve çalışmanın ayıbı olmaz. Yan yatarak ta hiç bir şey çözülmez. Çözülmesi beklenmez. Artık paranın dışarda ve her gün yanınızdan geçtiğini fark ederek çıkın dışarıya, insanlar ne yapıyor diye düşünün ve şunu sorun kendinize , PARA NERDE ?

evet sorulacak soru budur, cevap belki de , yanlış yerde aramamızdan dolayı parayı göremememizdedir...