Tabiki yaşanan ekonomik kriz , hepimizi etkiliyor. Bundan herkez birbirine yakın etkileniyor, ama pek tabiki işinden kovulan ve/veya kepeng indiren esnafımız çok çok daha fazla. Henüz böyle bir şey yaşamayanlar ise çok çok şanslı.
Her durumda, günü gelen ödemeleri yapmak için elimizi cebimize attığımızda, bir şey çıkmıyorsa cepten ki nasıl çıkacak zaten, durum vahim. Hemen alternatif borç erteleme taktiklerine yöneliyoruz. Gelelim neler yapılabilir.
Öncelikle en iyisi , faizsiz para bulmak. Yapılabiliyorsa mutlaka ilk tercih, yakın bildiğiniz, aile veya tanıdık, sizi bir süre idare edebilecek kişilerden borç almaktır. Neden , borcunuz 10 kuruşsa , yine 10 kuruş kalacaktır. Mümkün olmadımı , o zaman ;
Borcunuz şahıs ise, pek tabi ki , borcun vadesini biraz ötelemek gereğini uygun bir dille, sağlamaya çalışmalı. Şahis değilse pek te yapacak birşey yok bu yöntemle, o zaman alternatif yöntemler düşünülmeli.
Kredi kartından para çekip, diğer borcu yatırmak. Asla önerilmeyen fakat, en azından 1 aylığına faize katlanıp, borcu bir ay ötelemeye yarayacak bir yöntem. Belkide huzurunuzun kaçmaması açısından...
Bankalardan bireysel kredi desek , uzun vadeye yayarak borcu ödenebilir taksitlere bölmek. Ama şu günlerde bankalar bireysel kredileride durdurdular, ticari kredileri bile , neredeyse verdiklerinide geri isteyecekler...
Peki ne yapacağız.
Bir yakınım, taksitle altın alıp, bozdurarak nakite çevirip, bununla ödeme yaptığını ve yarını düşüneceğime, onikiye bölünmüş faizine katlanılmış daha küçük borçları düşünmenin, daha rahat uyuttuğunu söylemişti.
Bazı kuyumcularında, sanki altın satarmış gibi taksit yaparak, direkt nakit para verdiklerini, verdikleri paraya %20 gibi bir fark koyarak taksitlendirdiklerini, bu faizin, bankaların bireysel kredilerinden bile daha uygun bir rakama geldiğini hesap eden arkadaşlarda var. Bu yöntemi çok sık kullanan insanlar, oldukça çoğalmakta. Bu bir sektör haline gelmiş ve bu işi yapan kuyumcu vs. esnafın çoğaldığı, yazılı ve görsel basında karşımıza sıklıkla çıkmakta.
Dediğimiz gibi bir çok yöntem var. Bir şekilde bu günü atlattık farzedelim, peki sonra ?
o ilk ödeme günü ne yapacağız, o zamana kadar birikecek diğer borçlar vs. onlar ne olacak, neyi kurtarmış olacağız. Ne kıymeti olacak.
İşte esas konumuz burda başlıyor, arkadaşlar, para bulmak için biraz ter dökmek lazım. Para var ama çalışana var. Şimdi diyeceksiniz ki iş varda biz mi çalışmıyoruz. Öyle değil. Çok fırsat var ve her gün gözünüzün önünden akıp gitmekte. Su akıyor, türk bakıyor. maalesef. öyle Hazıra konmak yok. Armut düş ağzıma düş , yok öyle yağma.
Sokağa çıkıyorsunuz ve gündelik yaşamın içine giriyorsunuz. Her yanınızda para akıp gidiyor ve siz görmüyorsunuz! Evet görüyorsunuz ama farkında olamıyorsunuz. Çünkü.
Çünkü bizim yetiştirilme tarzımız biraz memur zihniyeti denilen tarzda, başta ben, bir memur oğlu olarak ne kadar yanlış bir hayat eğitimi aldığımı , maşaallah 38 yaşında anlayabildim. Neden böyle garip garip şeyler yazıyorum. Çünkü kurtuluş , hayatımızda mevcut çalışma saat ve yöntemlerinde biraz değişiklik yapmakla ulaşılabileceğini ve sabit bir gelir yerine değişken ve artan bir gelire ihtiyac olduğunu anca görebildim.
örneğin arabamla her sabah işe gidiyor ve akşam dönüyorum. 26 km. gidiş ve 26 km. dönüş, araba 1,4 motor ve her allahın günü yakıyor doğal olarak. artık gitmiyorum :) evet, aynı iş yerinde çalışan arkadaşımla, bu yolu konuşa konuşa gitmek varken ayrı ayrı gitmeyelim- ben sana geleyim, beraber gidelim diyerek, tasarruf ettiğim yol parası ayda min.150 ytl.
Diyeceksiniz ki , bu rakamla ne olur, çoook şey. doğalgaz faturam ödenir. bu bir.
Önümüz kurban bayramı , Allah kabul etsin, gücü olan kurban kesecek. Dikkat GÜCÜ olan demek, parası olan demektir. Parası olabilir ama arabası olmayabilir. Uygun bir fiyata kesilen kurbanını evine götürerek neden biraz para kazanmayalım. Helede bu kadar kriz yaşarken ve para para diye kıvranırken neden biraz fazla çalışıp çabalamayalım. bu iki.
Çalışmak ayıp değil, diğer bir şey, etrafımızda ticaretle uğraşan insanlarla daha yakın diyaloglar kuralım ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi ve bunun karşılığında ne gelir elde edebileceğimizi, dostane muhabbetle fakat ciddiyetle sorarak araştıralım. Acaba buralardan hiç mi fırsatlar çıkmaz. Çıkmaz olurmu hiç desek daha doğru bence. Çünkü, o ticaretle uğraşan dostlar bir gün tüm her şeylerini kaybedebilirler, ticaret risklerle doludur. Sanmayın öylece kalırlar, hiç bir şeyleri olmasa dahi, ticari tecrübeleri ile , mutlaka yine çalışır ve geçimlerini sağlarlar. bu üç.
Burada kıssadan hisse, para kendisi koşarak size gelmez, sizin almak için, biraz yorulmanız şarttır. Bireysel kredi almak için dahi bir sürü belge hazırlamanız gerekiyor. Borç değil, kendi kazancınız olsun diye, daha fazla çabalamanın en azından zararı olmayacaktır.
Çalışan ve mevcudun üzerine ek değerler katabilen bireyler, sağlam ekonomiyi , sağlam milleti, sağlam devleti oluşturur. Çalışarak ayakta dimdik durulur ve çalışmanın ayıbı olmaz. Yan yatarak ta hiç bir şey çözülmez. Çözülmesi beklenmez. Artık paranın dışarda ve her gün yanınızdan geçtiğini fark ederek çıkın dışarıya, insanlar ne yapıyor diye düşünün ve şunu sorun kendinize , PARA NERDE ?
evet sorulacak soru budur, cevap belki de , yanlış yerde aramamızdan dolayı parayı göremememizdedir...